8 Eylül 2016 Perşembe

El Ayak Ağız Hastalığı Ne Ola Ki?

Eylül Masal'ı sitede havuz olmasına rağmen tatile gidene kadar havuza soktuğumuz nadirdir. Tek tük girmişti ancak tatilde denizden çok havuzu tercih edince ve havuzu öylesine sevip gün içerisinde zaman geçirmek istediği tek aktivite havuz olunca eve dönünce de girmesine müsaade ettik. Ta ki iki gün havuza girip üçüncü gün yüzünde ve bacaklarında kırmızı lekelerle uyanana dek...

Lekeleri ilk gördüğümüzde gece sivrisinek saldırısına maruz kaldığını düşündüm, gün ortasına doğru kızarıklıklar irileşince de ısırıkların kaşınmaya başlayıp büyüdüğünü zannettim. Akşama doğru lekelerin de çoğaldığını farkedince doktorunu aradım. Alerji ya da böcek ısırığı olabileceğini söyledi. Ertesi sabah uyandığımızda lekeler azalmıştı ancak gün içerisinde yeniden irileşmeye başladılar ve doktorun yolunu tuttuk.

Eylül Masal'ın bugüne değin alerji ile ilgili herhangi bir sıkıntısı olmadı. Alerji ihtimalini her ne kadar düşük bulsam da kıpır kıpır evin her köşesini kurcaladığından belki herhangi bir şeye temas sonucu oluşabileceği varsayımı ile bu ihtimali de değerlendirdik ancak doktorunun görüşü böcek ısırığı olabileceği yönündeydi. Bu arada lekelerin olduğu ilk sabah alt dudak içinde baloncuk gibi bir şey oluşmuştu, onu da gösterdik hatta sırf bu sebepten el ayak ağız hastalığı olabilir mi dememe rağmen, iki durumun birbirinden bağımsız olduğu cevabını aldım.

Böcek ısırığı ihtimali ne yalan söyleyeyim canımı sıktı. Çünkü gece yatarken bir şeyi yoktu, bu durumda odasını yeni temizlemiş olmama rağmen bir yerlerde böcek vardı ve kızımı rahatsız ediyordu. O geceyi de bir kaç kez uyanarak keyifsiz geçirdi ve ben her defasında yatağında böcek avına çıkıp paranoyalarımla geceyi sabah ettim.

Sabah kalktığımızda tek tük leke vardı ve o gün misafirimiz vardı. Çocuklarla havuza girme planı yapmıştık girdik de... Havuz dönüşü kuzumu duşa soktum, bebeklik döneminden sonra banyoda ilk kez ağlaması şaşırtıcıydı çünkü genelde çıkmamak için ağlar. Sonrasında hep kucağımda durmak istedi vücudunun sıcak olduğunu farkettim ve Masal çok sık pişik olan bir bebek olmamasına karşın -hatta çok nadirdir- havuzda suyun içerisinde olduğu halde pişik gibi kızarıklıklar kabartılar vardı. (sonradan öğrenecektim bu hastalığın halk arasında el, ayak, ağız, popo hastalığı olarak adlandırıldığını ;)) Akşam yatmaya yakın da 37-38,3 arası gidip gelen bir ateş başladı. Geceyi bu şekilde geçirdik, sabaha 37 derece ile uyandık. Bu arada kırmızı lekeler yerini baloncuk benzeri döküntülere bırakmıştı.

Ve yeniden doktor yolları göründü... Yine net bir cevap alamadan, böcek ısırığı olabilir teşhisi ile eve dönmek bu defa iyice canımı sıktı! O günde böyle geçti ve gecenin bir vakti yavrukuş uykusundan uyanıp huysuzlanmaya başladı. Döküntüler kaşınıyordu, suya tuttuk ama değişen bir şey olmadı. Bu vesile ile kaşiii aciii kelimelerini öğrenen yavrucuk ile sabahı bekledik. Doktor 3-4 gün beklememizi geçmezse tekrardan gitmemizi söylemişti ama bu durumda bekleyecek halde değildim. İnsan ister istemez endişeleniyor 'olabilirlerle' zaman geçirmek istemiyor!

Bu defa başka bir doktora gittik. Doktor görür görmez %90 olasılıkla el ayak ağız hastalığı dedi. Hastalığın özel bir ilacı olmadığını söyledi ve eve döndük. El, ayak, ağız hastalığı viral bir hastalık ve döküntüler adından da anlaşılacağı gibi el, ayak, ağız çevresi ile popoda oluyor.

Gece bir öncekinden çok daha fazla kaşıntı olunca, çocuğu aynı hastalığı atlatmış olan bir arkadaşımın önerisi ile Avene XeraCalm A.D Balsamı ilaç kategorisine girmediğinden doktorumuza danışmayı beklemeden daha doğrusu bekleyemeden alıp kullandık.


Ürün hakkında araştırma yaptığımda ürün açıklamalarında çok kuru ve atopik ciltler ile kaşıntı eğilimli ciltleri beslediğinden ve kaşıntı hissini yatıştırdığından bahsedildiğini gördüm. Bebekler, çocuklar ve yetişkinlerde kullanılabiliyor olması da açıklamalarında yer alıyor. Kaşıntıları tamamen yok etmese de çok büyük ölçüde azalttı ve Eylül Masal uyuyabildi. 

Bunun yanında bence her evde bulunması gereken Bepanthol'da cildi yatıştırma ve nemlendirme açısından epey iş görüyor. 

Söz konusu hastalık olduğunda herhangi bir ürün önermekten çekiniyorum ancak doktorunuza danışabilirsiniz diye yazmak istedim. Çünkü gecenin bir yarısı o kaşınmalar esnasında acıyor sözünü duymak bir anneyi son derece çaresiz bırakıyor. 

Ürün içeriğinin de fotoğrafını ekliyorum ama yine de ayrıntılarına BURADAN ürünün kendi sitesinden bakmanızı tavsiye ederim.


İyileşme Süreci


Kaşınmalar bir kaç gün sürdükten sonra kesildi ve iyileşme sürecine girdik. Bir yandan baloncuklar yaraya dönerken bir yandan da el ve ayak parmak uçlarında soyulmalar başladı :/ Öyle soyulmalar ki ince ince değil deri bütün halde kalkıyordu sanki. Bu durumdan oldukça rahatsız olan Masalkuş çareyi dişleriyle koparmakta buldu ve malesef bu durum alışkanlığa döndü. Kopardıkça pürüzlenen yüzey daha fazla rahatsızlık verdi ve sonuç parmaklar hep ağızda! Hastalığı atlatalı 2 hafta oldu ama parmaklarını ağzına sokmayı son bir kaç gündür bıraktı. Bunun çözümünü de asla elini ağzına sokma diye müdahale etmeden bepantol ile ellerini sürekli nemlendirmekte bulduk. Başlarda elini ağzına götürmemesi için ikna etmeye çalıştıkça inada bindirip daha fazla yaptı. 2 yaşa doğru giderken inatlaşmalar hat safhada malum :)

Yetişkinlere Bulaşma


Hastalıkla ilgili araştırma yaparken yetişkinlerde de görülebildiğini, hatta çok daha ağır yaşayan yetişkinler olduğunu okumuştum. Bana bulaşır diye düşünürken -malum hastalık zamanlarında çok daha sık emzirdiğimden- eşim boğazlarının şiştiğini söyledi. Acaba diye düşündüm ama çok da ihtimal vermedim taa ki parmak uçlarının kaşındığını içleri dolu gibi hissettiğini söylediği ana kadar. Ertesi gün ayağı üzerine basmakta zorlanacak derecede ağrımaya başlayıp yine şişlik hissettiğini söylediğinde emin olduk. İyileşme sürecinde de el ve ayak parmak uçlarındaki soyulmalar bunu doğruladı.

Süreci uzun uzun anlatmak istedim çünkü hemen teşhis konulmayıp yanlış teşhisle gereksiz antibiyotik kullanmak durumunda kalan çocuklar olabiliyor. Daha önceden hastalıkla ilgili bir fikrim olmasaydı ve farklı bir doktora gitmeseydik muhtemelen bizde alerji ilaçlarına başlamış olacaktık... 

Böylelikle kuzucuğum ilk çocuk hastalığını atlatmış oldu. Peşinden de soğuk algınlığına yakalandık, maaile yatıyoruz bu aralar :) Allah şifa bekleyen herkese şifa versin.

Hep sevgiyle, Gözde ^.^

6 Eylül 2016 Salı

Ayın Makyajı / Ağustos 2016 *Videolu

Kozmetik ve bakım yazılarıma verdiğim uzuuun bir aradan sonra yeniden merhaba demeliyim. Anneliğin ilk zamanlarında bebeğimle her daim kucak kucağa olduğumuzdan özellikle de ten temasına verdiğim önemden dolayı ve tabii ki lohusa topuzuma yakışan en fazla bir maskara olduğundan makyaj yapmaya ara vermiştim. Eylül Masal büyümeye başladıkça da rimel, dudak nemlendiricisinden öteye geçmeyen makyajım yazmaya değecek türden değildi.

Şimdilerde kuzucuğu banyo dolabının üzerine oturtuyorum, o malzemeleri kurcalarken bende rahat rahat makyaj yapıyorum. Kızçe de öylesine alışmış ki gün içerisinde yapmayacaksam bile elimden tutup dolabı gösterip otuu otuu diyor ve annesini izlemek istiyor. Anlayacağınız teşvik var anacım ;) Hem anneysek ölmedik ya ;) (lohusa topuzuna konuşsaydın dediğinizi duyar gibiyim ;))

Böylesine tatlı yardımcım da olması sebebiyle makyaj hevesim yeniden alevlendi, süslendikçe alışverişlere de başladım anlayacağınız yazacak çok şey birikti.

İlk adım olarak aylık makyajımı paylaşmaya hatta video çekmeye karar verdim. YouTube kanalım için BURAYA tıklamanız yeterli.

Yazının sonuna makyajın videosunu da ekleyeceğim, öncelikle kullandığım ürünlerden bahsedeyim.


Ten Makyajı


Ten makyajıma cildimi ve göz çevremi nemlendirdikten sonra Avene Emulsion Spf+50 Güneş Kremimi sürerek başladım. Cilt tipiniz karma ya da yağlıysa bu ürünü seveceğinizi düşünüyorum. Makyaj altına baz olarak kullanılabiliyor olması da sevdiğim yanlarından biri. Fondötenim uzun zamandır severek kullandığım hatta bugüne dek en sevdiğim fondöten olan Loreal True Match Fondöten. Bendeki rengi 2R/2C Vanille Rose. Gözaltı kapatıcım ise yıllardır elimin gittiği The Balm Time Balm Concealer Light rengi. Doğum sonrası yadigar kalan gözaltı morluklarımla iyi geçiniyorlar ;)

Kullandığım pudra NYC Smooth Skin Sıkıştırılmış Pudra (Translucent), çok memnun olduğumu söyleyemeyeceğim ama makul fiyatı indirimlerle de birleşince çok daha uygun oluyor bu sebeplerden tercih edilebilir. 

Çok severek kullandığım aydınlatıcım The Balm Mary Lou Manizer, bu ürünü sevmeyen var mıdır bilmiyorum. Varsa da çok küçük bir azınlık olmalı.. Ve yine The Balm markasının en sevilenlerinden Hot Mama Allık makyajıma eşlik edenlerden. 

Institut Esthederm Cellular Hücre Yenileyici Suyu hem cildimi nemlendirmede hem de makyaj sonrası toz toz görünümü yok edip makyajı cildimle bütünleştirmesi sebebi ile tercih ediyorum.


Göz Makyajı

Göz makyajıma kalıcılığı artırmak için The Balm Put A Lid On It Far Bazı ile başladım. Göz kapağımın katlanma bölgesinde Hot Mama Allığı kullanıp tüm göz kapağıma Maybelline Eye Studio Natural Impact 04 Glamour Greens Far Paletinden 1 numaralı rengi uyguladım. 

Maskara olarak Loreal False Lash SuperStar Maskaranın 1 numaralı ucundaki maskara bazının üzerine kahverengi Flormar Curl Attraction Maskarayı sürdüm. Kirpik diplerime Flormar Waterproof Eyelinerlarından 106 numaralı kahverengi göz kalemini gelişigüzel uygulayıp dağıttım.

Kaşlarımı şekillendirmede kullandığım ürünler ise Essence Eyebrow Sylist Set kaş kiti ile yine aynı markanın Make Me Brow Kaş Maskarası.

Rujum Flormar Passionate Dots Lipstick Stylo rujlarından PD23 numaralı mat bir turuncu. Bu ruju alana kadar turuncu rujlara elim gitmezdi ama bunu kullandıktan sonra turuncu sempatim arttı.


Yüz Fırçaları

Kullandığım yüz fırçaları;

Sigma F80 Flat Kabuki (fondöten)
Real Techniques Powder Brush (pudra)
Real Techniques Blush Brush (allık)
The Balm Blend A Hand Tapered Fondation Brush (gözaltı sabitleme)
Eclips Natural Allık Fırçası - Light (aydınlatıcı)


Göz Fırçaları

Naturalove Göz Fırçası
The Balm Give Crease A Chance Göz Fırçası
Çift Taraflı Bronz Fırça Naked3 Far Paletinin Fırçası
Real Techniques Brow Brush (kaş doldurma)

Makyajı nasıl yaptığımı ve ayrıntıları görmek için videomu izlemeyi unutmayın ;)
Umarım beğenirsiniz, kendimi geliştirebilmem için değerli fikirlerinizi yorum bırakmayı unutmayın olur mu :)
Ve videolarımdan haberdar olmak için abone olmayı :*




Hep sevgiyle, Gözde ^.^

12 Ağustos 2016 Cuma

Çıralı Tatili & Konaklama / Bebekle Tatil

Geçtiğimiz yıl yaptığımız kısa tatili saymazsak bu Eylül Masal ile yaptığımız ilk tatildi diyebiliriz. İlk tatildi diyorum çünkü Bozcaada’ya gittiğimizde henüz 5 aylık olduğundan ve bu tatil yalnızca üç gün süreceğinden keyfini kaçırmak istemedik ve mümkün olan azami düzeyde Eylül Masal’ın uyku saatlerine uygun hareket etmiştik. Henüz emeklemediğinden dolayı kalacağımız yeri seçerken de dikkat edeceğimiz noktalar bu yaz olduğu kadar elzem değildi.

Tatil planı yaparken ilk etapta şu her şey dahil, otelden çıkmayı gerektirmeyecek her şeyin elimizin altında olacağı bir otelde karar kılmıştık ki bu plan beni heyecanlandırmaktan ziyade Masal ile şu nasıl olacak bu nasıl olacak cevaplarını ararken buldum kendimi. E bu tatil beni gitmeden yormaya başladıysa tatil yer değiştirmekten başka bir şey olmayacaktı bizim için. Bu düşünceler arasında gidip gelirken eşimin daha önce bahsettiği, birkaç kez de tatilini geçirdiği Çıralı düştü aklıma. Ben başlarda yaşlı mıyız biz inzivaya çekilmeli tatil yapacağız diye dillendirdiğimden eşim çekimser olsa da istediğimizin betonların arasından sıyrılıp huzur bulmak ve tam da keşfetme döneminde olan kuzumuzun kısıtlanmayacağı aksine özgürce hareket edebileceği ve peşinde koşup ne kendimizi ne de yavrumuzu bunaltmayacağımız bir tatil konusunda hemfikir olduğumuzdan üzerine düşünmeye gerek kalmamıştı.


Bir gecede kalacağımız hotele karar verip 3-4 gün içerisinde valizlerimizi tamamlayıp tatile çıktık. Rahatına ve biraz da keyfine düşkün bir aile olduğumuzdan yanımıza almak istediklerimiz uçakla seyahate el vermediğinden arabamızla yolculuk yapmayı tercih ettik. Eylül Masal şehirlerarası çok yolculuk yaptı ama bu hepsinden uzun olacaktı, bu yüzden bazı taktikler geliştirmemiz gerekti ama tahminimizden çok daha rahat geçti. (Bebekle uzun yolculuk konusunda ayrıca yazacağım.)

Çıralı’ya girip doğanın mis kokusunun sarmaladığı ilk anda iyi ki dedim ve hotel kapısından girerken iyi kilerden kaynaklı son rahatlama da üzerime çöktü ve oh be tatildeyiz fikrini zedeleyecek tek bir an bile olmadan, daha eve dönüş yolunda özlemeye başladığım bir tatil geçirdik.


Çıralı ve civarında (Olympos, Adrasan vs) tatil için ayırdığınız bütçeye göre kamp alanları, pansiyonlar, hoteller olmak üzere geniş bir skalada pek çok seçenek bulabilirsiniz. Biz bebekli olduğumuz için (evet kızım benim gözümde hala bebek, sanırım hiç de büyümeyecek J ) hem konaklarken rahat etmek istediğimizden hem de kriterlerimizden biri denize yakınlık olduğundan Hera Hotel’i tercih ettik. Snapchat ve instagram üzerinden çok soru aldığımdan bu konulara değinmek istiyorum; iki farklı seçeneğimiz vardı, içerisinde yalnızca sabah kahvaltısı olan yarım pansiyon ya da akşam yemeğini de içeren tam pansiyon. Biz tam pansiyon olanı tercih ettik, iyi ki de öyle yapmışız. Hotelde yediğimiz gibi bir akşam yemeğini dışarıda yiyecek olsak hem çok yol yapmamız gerekecekti hem de böylesine lezzetli yemek için çok daha fazla ödeme yapmamız gerekebilirdi. Hotelden yürüyerek denize inmemiz yalnızca 1-1.5 dakika kadar sürüyordu. Denize yakınlığının yanı sıra havuzu bebek için mükemmeldi. Kademe kademe olduğundan Eylül Masal kendine uygun bölgeleri belirledi ve biz havuz kenarında çayımızı kahvemizi içerken kendi kendine yüzmeye bırakabildik. Ve yine kendi kendine kollukları ile yüzmeyi öğrendi J 


Bu arada hotelde beş çayında kek, kurabiye büfesi var. Su yoruyor ve akşam yemeği öncesi mutlaka atıştıracak bir şeyler arıyor insan malum, her ne kadar kendimiz yanımıza bir şeyler alıyor olsak da taze kek ve kahve ikilisine hayır diyemeyeceğimi bilirsiniz J

Bu arada hotel bungalow odalardan oluşuyor. Ayrıntılı oda turu çekmiştim ancak maalesef ilk günün görüntüleri bir şekilde silinmiş ama hotel turu içerisinde ve diğer vloglarımda görünüyor. İlk vlogumu buraya da ekliyorum, devamını yayınladıkça yazıyı güncellerim.


Bol yeşillik içerisinde horoz ve tavuklar, papağanlar ve bir de çocuk parkı mevcuttu. Masal arayıp da bulamadığı her şeye bu tatilde kavuştu anlayacağınız. Aa neredeyse unutuyorum bir de bizim balkonumuzda evlatlık kedilerimiz vardı J Yavru kediler geceleri balkondaki havlularımızı aşağı çekip üzerinde uyuyor ve sabahları bizi orada karşılıyorlardı. Masal’ın sabahları ilk işinin ne olduğunu söylememe gerek yok sanırım J

Yazı konaklama yazısına döndü daha fazla uzatmadan burada bırakıyorum. Bir sonraki yazımın konusu Çıralı’da neler yapılır biz neler yaptık olsun.



Merak ettiklerinizi yorum olarak bırakırsanız cevaplarım, bir sonraki yazıya da bu çerçevede yön vermiş oluruz.


Hep sevgiyle ^.^

7 Ağustos 2016 Pazar

Sebamed Turuncu Kasa’da

Kişisel bakım kişinin sağlıklı, bakımlı ve güzel hissetmesini sağlamaktadır. Bir insanın kendini güzel, sağlıklı veyahut bakımlı hissetmesi hemen her alandaki verimini arttıracağı gibi vücuduna da fayda sağlayacaktır. Günümüzde cinsiyet fark etmeksizin kişisel bakıma verilen önem giderek artmakta. Hal böyle olunca kişisel bakım ürünleri de artık yanımızdan ayırmadığımız dostlarımız haline geldi. Kişisel bakım ürünü denildiğinde aklımıza birden fazla ürün ve marka geliyor. Bu markalardan biri hakkında biraz inceleme yaptım sizler için.

Bugün gerek ülkemizde gerek tüm dünya genelinde Sebamed ismini ve ürünlerini duymayan yoktur. Sebamed;  Sebamat GmbH, Herzpunkt Pharma GmbH ve Maurer Pharma GmbH aslı üç şirketin bir araya gelip 1983 yılında kurduğu Sebapharma GbmH & Co. KG adlı satış firmasının en bilinen ürünüdür. Ürün öyle bilinir bir hal almıştır ki firma marka adından ziyade Sebamed adıyla bilinir hale gelmiştir. Durum böyle olunca firma isim kısaltarak piyasada Sebamed adı ile yer almaya başlamıştır.

Sebamed yetişkinler ve çocuklar için pek çok cilt bakım ürününe sahiptir. Sebamed’in bu kadar tercih edilmesinin sebebi farklı cilt türleri için özel bileşenlerle hazırlanmış olan ürünlere sahip olması ve müşteri memnuniyeti. Cilt tipine uygun ürünleri kullanan müşterilerin ürünlere yönelik memnuniyet ve devam oranı oldukça yüksek. Özellikle güneş kremleri ile adından sıkça söz ettiren Sebamed son zamanlarda cilt bakım ürünlerinin yanı sıra saç ve vücut temizliği ve cilt bakımı ürünleri ile piyasada yer almaya devam etmektedir.


Sebamed’in ürünlerinden en çok cilt bakım ürünlerini kullandım. Cilt temizleme losyonu ve güneş kremleri benim vazgeçilmezlerim arasında. Güneş alerjim olduğu için yaz-kış mevsim fark etmeksizin her zaman güneş krem kullanmak zorundayım. Sebamed yıllardır kullandığım ve memnun kaldığım bir marka. Pek çok eczane ve kozmetik mağazasında satılan Sebamed ürünlerini Turuncu Kasa’dan satın almayı tercih ediyorum. Turuncu Kasa’da Sebamed ürünlerinin çoğunda makul indirimler mevcut. Eğer Sebamed ürünlerinden birini denemek istiyorsanız Turuncu Kasa en doğru adres!

3 Ağustos 2016 Çarşamba

“Eyvah, Tatil Bitiyor Mu?”

Yaz tatilinin sonlarına doğru yaklaşırken, keyifle geçirdiğimiz günlerin ne kadar da çabuk geçtiğini düşünüyoruz. İş veya eğitim yaşamının stresinden kurtulup kendimize vakit ayırma fırsatı bulduğumuz günler sayılı. Çalışmaktan bunalıp kendini kızgın kumlara atan onca insan bu fırsatı daha da uzatmak için her yolu deniyor. Henüz tatile çıkamayanlar ise bütün fırsatlarını kaçırdığını düşünüyor.

Sonbaharın habercisi olan eylül ayına yaklaştık ama havalar hâlâ sıcak. Üstelik güneşin olumsuz etkileri de gitgide azalıyor. Tatili kaçırdım diyenler bir kez daha düşünmeli. Tatil fırsatları için Jolly Tur’un fırsat sayfasını takip etmekte büyük fayda var. Sayfada otel fırsatları, tur fırsatları ve kampanyalar yer alıyor. Otel ve tur fırsatları sürekli güncelleniyor. İndirimleri kaçırmamak için sayfayı sürekli takip etmek gerekiyor. Ünlü oyuncu Kyle Chandler’ın dediği gibi: “Fırsat kapıyı çalmaz, sadece siz kapıyı kırdığınızda kendini gösterir.” Yağmurlu, fırtınalı havalar kendini göstermeden önce size uygun olduğunu düşündüğünüz otellerin veya turların neler olduğuna bakabilirsiniz.

Jolly Tur’un tatil fırsatları arasında İzmir, Antalya, Muğla gibi tatil bölgelerinde birçok lüks otel yer alıyor. Bu otellerde oldukça ucuz fiyatlarla konaklayabilirsiniz. Tatilini yurtdışında geçirmek isteyenler için ise tur fırsatları var. İspanya, İtalya, Yunanistan gibi herkesin hayatında en az bir kere görmek istediği ama hep bir bahanenin üretildiği ülkeleri gezmek için en doğru zamandayız. Kimi zaman cesaret edemediğimiz, kimi zamansa uygun vakit veya bütçe bulamadığımız için ertelediğimiz hayallerimizi fırsata dönüştürmek tamamen bizim elimizde.


Birçok kaynağa başvurup gerekli bütçeyi denkleştirdiğinizi düşündüğünüz zamanlarda bile hepimiz yurtdışına çıkma fikrine tereddütle yaklaşırız. “Gidip de nereleri gezeceğim?” dediğiniz, “gezecek yeri bulana kadar bütün vaktim tükenir!” diye yakındığınız, en sonunda da: “eyvah, tatil bitiyor mu?” diye endişelendiğiniz anlar oluyorsa tur ile seyahat etmek sizin için daha avantajlı görünüyor. Turların tarihleri ve saatleri, gezilecek yerler, fiyatlara dâhil olan servisler Jolly Tur’un tatil fırsatları sayfasında bütün detaylarıyla yer alıyor. Bu yaz, hak ettiğiniz tatili yapmak için çok geç olmadan kendinize bir fırsat yaratın.

20 Temmuz 2016 Çarşamba

Düğün Sezonu için Abiyeler

Düğün sezonun açılmasıyla birlikte kadınların elbise konusundaki kararsızlıkları da artıyor. Her sezon bambaşka modellerde tasarlanan abiyeler, farklı tarzlara hitap ediyor. Detaylarıyla, estetik kesimleriyle mükemmel görünüm sunan modeller, şıklığı ve rahatlığı bir arada yaşatıyor.

Yeni sezonda abiyeler, hem geçmişin tarzlarını günümüze uyarlıyor hem de minimalist kombinler yapmana yardım ediyor. 2016 yılında elbiseler, renk olarak pudra tonlara ve siyaha bezeniyor. Bebek mavisi, su yeşili ve uçuk somon gibi pudra renk elbiseler, yeni sezonun favorileri arasında yer alıyor. Renkler, modellerin gerek tamamında, gerekse desenlerinde görülüyor. Siyah renk elbiseler, albenisi yüksek tasarımlarla beğeniye sunuluyor. Bel ve omuz çevresine eklenen dekoratif işlemeler, modellerin daha asil görünmesini sağlıyor. Pudra ve siyah renk elbiseleri, düğün gibi çeşitli eğlence organizasyonlarında kullanabileceğin gibi mezuniyet balosu etkinliklerinde de giyebilirsin. Elbisene uyumlu trend stiletto veya topuklu bir sandalet giyebilirsin.

Tepeden tırnağa şık olmana yardımcı olan şifon elbise modelleri, genellikle uzun ve yerlere kadar inen boylarda dizayn ediliyor. Kombinlerini feminen ve çekici kılan abiyeler, bel çevresinde daraldığı için vücut hatlarını estetik şekilde sarıyor. 2016 yazının gözde modellerinden olan şifon elbiselerle, göz kamaştıran bir şıklığa bürünebilir, bulunduğun mekandaki tüm gözleri üzerine çevirebilirsin.

Vücut hatlarını belirginleştirerek orantılı bir görünüm ortaya çıkaran balık elbiseler, her zamanki önemini koruyor. Askılı veya straplez şekilde tasarlanan modeller, yalın formlarıyla dikkatleri üzerlerine çekiyor. Balık elbiseler, çoğunlukla sade giyinmeyi seven kadınların beğenisini topluyor. Elbiselere, etek uçlarında yer alan katlı ve asimetrik detaylar hareketlilik kazandırıyor. Modelleri, topuklu ayakkabılarla beraber giyerek eğlence organizasyonlarında zarif bir imaj sergileyebilirsin.

Uzun elbise modasının revaçta olduğu son yıllarda tül modeller de sıklıkla tercih ediliyor. Özellikle mini elbiselerin etek uçlarına eklenerek uzatılan abiyeler, farklı bir stil elde etmene olanak tanıyor. Hafif şeffaf görünüm veren tül elbiseler, uçuşan etek uçlarıyla kadınların enerjik kombinler yapmasını kolaylaştırıyor. Senenin hitleri arasında bulunan tül elbiselerle, trendleri üzerinde deneyimleyebilirsin. Eğlence organizasyonu kır konseptinde yapılacaksa, saç modelini dekoratif taçlarla tamamlayarak daha uyumlu bir kombin yakalayabilirsin.

Düğünlerde havalı bir tarz oluşturmanı sağlayan püsküllü elbiseler, hem uzun, hem de kısa modellere yansıyor. Püsküllü modeller, hareketli dizaynları sayesinde her an dansa hazır bir görünüm veriyor. Uzun kolyelerle veya kalın bilekliklerle tamamlayarak kullanabileceğin püsküllü elbiselerle, zarif bir şıklık elde edebilirsin. Elbiseyi kış mevsiminde giyeceksen, omzuna zıt renk kaşe bir kaban alabilirsin. Dilersen file çorap giyerek, kombinini detaylandırabilirsin.

İki parça elbise modası yeni sezonda da aynı şekilde popülerliğini devam ettiriyor. Yüksek bel eteklerle ve kısa büstiyerlerle elbise görünümü verilen kombinasyonlar, kadınların oldukça hoşuna gidiyor. Gömleklerle veya bluzlarla uzun eteklerini tamamlayarak, sen de elbise görünümü oluşturabilirsin. Seçtiğin parçaların modeline uygun olarak beline kalın kemer takabilir, şık bir bütünlük yaratabilirsin. 2016 sezonun moda koleksiyonunda abiyeler, zaman zaman geçmişin tarzlarına da ışık tutuyor. Omuzdan gelen çapraz askılar, sırtta göze çarpan derin V yaka dekolteler ve bol kesim etekler geçmiş yıllarda da trend olan helenistik tarza vurgu yapıyor. Helenistik elbiseleri, kendi giyim zevkine göre  bütünleştirerek zamansız şıklık kazanabilirsin.


Yeni sezonda abiyelerin dekolteleri bel kısmına odaklanıyor. Lazer kesimle üretilen dekolteler, kapalı ve uzun elbiseleri, daha farklı ve çekici bir hale dönüştürüyor. Dekoltesi bel detayında uygulanan elbiseler seksi ve gösterişli bir stil çizmene destek oluyor. Abiye elbise çeşitlerinin desenleri ise çiçekli baskılarda ağırlık gösteriyor. Çiçek desenli elbiseler, baharın ve yazın canlı havasını bedenine ulaştırıyor.

30 Haziran 2016 Perşembe

Öyle Üzgünüm Ki...

Kelimeler boğazımda düğümleniyor, söyledikçe sövdükçe hiddetlendikçe çıkmaza giriyor sustukça her geçen gün batağa saplanıyoruz.. 'Elden bir şey gelmiyor sadece dua' demeyi kabullenemiyorum. Bir şey yapmalı, kanıksamamalıyız fakat öylesine kolay atlatır olduk ki her yeni olayı.. Her gün ölüyor, hiç olmamışçasına kaldığımız yerden devam edebiliyoruz..


Düşündükçe iç sızım katmerleniyor; kimisi ailesine kavuşma hevesiyle, kimisi tatil heyecanıyla yola çıkan, kimisi görevi başında tam 42 can! Sayı değil her biri bir can, birilerine hayat birilerine nefes.. Annesine, babasına, eşine dostuna, evladına sabır çokça sabır, yine dua..

Ah kızım, ah melek evladım, ciğerim, sol yanım gönül ister hep tatlı hatıralar bırakayım ama acıyı da yazıyorum yazmalıyım ki unutulmasın. Kabullenilip daha beterlerine yol olmasın..

Dilerim son olsun..